14 Ocak 2009 Çarşamba

UYUMSUZLAR'A ÇAĞRI


İçinde soluk alıp verdiğimiz toplumsal atmosfer, ruhumuzu parça parça öldürmeye devam ediyor. Her birimiz bize dayatılan yaşam normlarının kıskacında oltadaki balık misali çırpınıp duruyoruz. Karnımızı doyurmak için zorunlu kılındığımız çalışma hayatında, mecburi hizmet şeklinde mahkum edildiğimiz okul denen yaratıcılık katili hapishanelerde, elimiz böğrümüzde çaresizlik içinde dolandığımız sokaklarda acı ve bıkkınlık içinde biyolojik zamanımızı tüketiyoruz. Medeniyetin doruk noktası olarak sunulan kapitalizmin cilalanmış sunumları arasında sistemin çarklarını yağlayan figüran rolünü oynamaya devam etmek bize reva görülen.

Varoluşsal neşenin ve kendiliğinden coşkunun yerini alan sistemin makineleşmesine karşı içimizdeki isyan duygusu büyüyor; hiyerarşinin,tahakkümün, yönetme- yönetilme zorunluluğunun her biçimine karşı öfkemiz birikiyor. Biliyoruz ki sistemin bize vadettiği 'cool' yıldızlar veya ayrıksı sanatçılar olabilmenin imkanı yok! Özgürlüğün soluk alacağı bir evren tahayyülü, beynimize şırıngalanan uyuşuklukla hadım edildi! Kolektif kurtuluş yanılsamaları tarihin güzel sayfalarında kalan anılar durumunda artık. Bu boğuculuk günün her saatinde boğazımızı sıkmaya, cehennemsi mengeneleriyle hayatın yaratıcı damarlarını eritmeyi sürdürüyor.

Artık bu işleyişe UYUMSUZLUĞUMUZU haykırmanın zamanı geldi. Adımımızı attığımız her yere taşınacak uyumsuzluğun, uymamanın enerjisiyle var olanı bozmanın ve bozulanın yol açtığı parçalanmayla kazanılan özgürlükçü alanların ihtiyacı artık aciliyet arzediyor. Sistemi görünür kılan herşey uymama ve bozma eylemlerinin hedefidir. Uyumsuzluğumuzu ifade ederken bir merkeze, örgüte, talimata, dergiye, akıl veren otoritelere ihtiyacımız yok! Uymama iradesini sahiplenen her birey, kendi durduğu yerden bu tavrını işler kılabilir. İşyerinde patronlara, okulda yönetime/ öğretmenlere, sokakta hiyerarşi figürlerine, bir bütün olarak sistemin tüm kayışlarına karşı doğrudan tepkileri göstermenin sayısız yollarından hayal gücünü silah olarak kullanarak yürünebilir.

Bütün UYUMSUZLAR'ı bu yolları açmaya çağırıyoruz; uymama tavrımızı çoğaltalım, yaygınlaştıralım.

UYUMSUZUZ; UYMUYORUZ, UYUMUYORUZ !


- UYUMSUZLAR FRAKSİYONU -

1 yorum:

  1. her insan bir uyumsuzluktur ölü olmadıkça.

    YanıtlaSil